top of page

İDARE VE VERGİ HUKUKU

İdare ve vergi hukuku, kamu gücünü kullanan idarenin işlem ve eylemlerinin hukuka uygunluğunu denetleyen, bireyler ile idare arasındaki uyuşmazlıkları konu alan özel bir hukuk alanıdır. Bu alanda açılacak davalar; süre, usul ve yetki kuralları bakımından son derece sıkı kurallara tabidir ve yapılacak en küçük hata dahi dava hakkının kaybı ile sonuçlanabilmektedir.

Büromuz, idarenin tesis ettiği işlemlerden veya gerçekleştirdiği eylemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda; gerçek ve tüzel kişi müvekkillerine dava öncesi danışmanlık, dava sürecinin yürütülmesi ve idari başvuru yollarının kullanılması konularında kapsamlı hukuki hizmet sunmaktadır.

Hizmet Kapsamımız

İdare ve vergi hukuku kapsamında sunduğumuz başlıca hizmetler şunlardır:

  • İdari işlemlerin iptali istemiyle açılan iptal davalarının hazırlanması ve takibi.

  • İdarenin işlem ve eylemleri nedeniyle uğranılan zararlar için tam yargı davalarının açılması ve yürütülmesi.

  • Kamu personeline ilişkin atama, disiplin, görevden uzaklaştırma ve özlük haklarından kaynaklanan uyuşmazlıkların takibi.

  • İmar uygulamaları, ruhsat işlemleri ve idari para cezalarına karşı açılan davaların yürütülmesi.

  • Vergi tarhiyatlarına, vergi cezalarına ve ödeme emirlerine karşı açılan vergi davalarının takibi.

  • Vergi incelemeleri ve uzlaşma süreçlerine ilişkin hukuki danışmanlık.

  • Amme alacaklarının tahsiline ilişkin işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda müvekkilin temsil edilmesi.

  • Kamu ihaleleri ve idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklara ilişkin hukuki destek.

Yaklaşımımız

İdare ve vergi hukuku alanında en kritik unsur süredir. Hak arama yollarının büyük bölümü, kesin ve kısa sürelerle sınırlandırılmıştır. Bu nedenle sürecin doğru zamanda başlatılması ve usule uygun yürütülmesi hayati önem taşır.

Her dosyada;

  • idari işlemin niteliği,

  • yetki ve usul unsurları,

  • hukuka aykırılık nedenleri,

  • süre ve başvuru yolları ayrıntılı şekilde analiz edilir.

Amaç, idarenin hukuka aykırı işlem ve eylemlerine karşı müvekkilin haklarını etkin şekilde korumak, telafisi güç zararların önüne geçmek ve hukuki güvenliği sağlamaktır.

bottom of page